isa-mesih.org

subglobal1 link | subglobal1 link | subglobal1 link | subglobal1 link | subglobal1 link | subglobal1 link | subglobal1 link
subglobal2 link | subglobal2 link | subglobal2 link | subglobal2 link | subglobal2 link | subglobal2 link | subglobal2 link
subglobal3 link | subglobal3 link | subglobal3 link | subglobal3 link | subglobal3 link | subglobal3 link | subglobal3 link
subglobal4 link | subglobal4 link | subglobal4 link | subglobal4 link | subglobal4 link | subglobal4 link | subglobal4 link
subglobal5 link | subglobal5 link | subglobal5 link | subglobal5 link | subglobal5 link | subglobal5 link | subglobal5 link
subglobal6 link | subglobal6 link | subglobal6 link | subglobal6 link | subglobal6 link | subglobal6 link | subglobal6 link
subglobal7 link | subglobal7 link | subglobal7 link | subglobal7 link | subglobal7 link | subglobal7 link | subglobal7 link
subglobal8 link | subglobal8 link | subglobal8 link | subglobal8 link | subglobal8 link | subglobal8 link | subglobal8 link
Kutsal Kitap (Tevrat, Zebur, İncil) Değiştirildi Mi ? YAZAR: Dan WICKWIRE

 

Barnaba İncili'nin Tarih ve Coğrafya ile İlgili Çelişkileri

 

İncil 'deki gerçek Barnaba aslen Kıbrıslı olup asıl adı Yusuf'tu ve Yahudiler'in en eğitimli kavmi olan Levililer'dendi. İsa'nın havarileri onu Barnaba "Cesaret Verici" diye adlandırmışlardı (İncil: Elçilerin İşleri 4:36-37) . Barnaba, ait olduğu milletin yurdunu ve yaşadığı yüzyıl olan 1. yüzyıldaki durumu çok iyi biliyordu. Barnaba İncili 'nin yazarı da bunları bildiği iddiasındadır. Ama, buna karşın eser, 1. yüzyıl Filistin'inde yaşayan Barnaba gibi tahsilli bir Yahudi'nin yapmayacağı tarihi ve coğrafi hatalarla doludur. Bu eserin 1. yüzyıl Filistin'inin değil, ortaçağ Avrupası'nın toplumunu anlattığını hemen anlamak çok kolaydır. Birkaç örnek vermek gerekirse:

1. Barnaba 'nın bizi hayrette düşüren ilk hatası, Nasıra ve Kudüs şehirlerinin bir göl ya da deniz kıyısında bulunduğunu sanmasıdır. Bilindiği gibi Hz. İsa'nın büyüdüğü Nasıra kenti, en yakın göl olan Celile gölünden 600 metre kadar yükseklikte ve 25 kilometre kadar uzaklıkta bulunmaktadır-ve antik çağda bunun gibi bir mesafe uzak sayılırdı. Kudüs ise 811 metre yükseklikte ve en yakın göl olan Lut Gölü'nden 23 kilometre kadar uzaklıkta bulunmaktadır. Ama Barnaba 'nın 20. bölümüne göre, "İsa Galile denizine gitti ve bir gemiye binerek Nasıra'ya doğru yola çıktı... Nasıra kentine gelince denizciler, İsa ne yaptıysa hepsini yaydılar." Dahası var. 151. bölüme göre Hz. İsa'nın bindiği gemi Nasıra "limanından" (!) çıkıp uzaklaşıyormuş. Bu gemi yolculuğu nerede son buluyormuş biliyor musunuz? Kudüs'te!! Bölüm 152'de şunları okuyoruz, "İsa Kudüs'e gelip de..." Anlaşılan, Barnaba ' ya göre Nasıra'dan Kudüs'e gemiyle gidilebilir! Tıpkı günümüzde, "Ankara'dan bir gemiye binip Adana'ya gittim" demek gibi!

2. Barnaba 'nın 119. bölümünde İsa'nın şekerden söz ettiği yazılıdır. Ama şeker Akdeniz yöresine ancak İ.S. 7. yüzyılda, Müslüman Araplar sayesinde girmeye başladı. Şeker sanayiini Araplar İranlılar'dan, İranlılar ise İ.S. 6. yüzyılda Hintliler'den öğrenmişlerdi. Avrupalılar şeker sanayiini Müslüman Araplar'dan öğrendiler. Şeker 1. yüzyıl Filistini'nde bilinmeyen bir maddeydi. Okuyucu şunu anlamalıdır ki, Hz. İsa'nın şekerden söz etmesi, otomobilden söz etmesi kadar gülünç olurdu. Barnaba İncili 'nde şekerden söz edilmesi yazarın sahtekârlığını açığa vurmaktadır.

3. Barnaba 'nın 54. bölümünde 60 "minuti"ye bölünen bir altın dinardan söz ediliyor. Hz. İsa'nın zamanında ise, Roma İmparatorluğu'nda dinar, altından değil gümüşten yapılırdı. Her Roma dinarı 16 "as"a, her "as" da 4 "kuadrans"a eşitti. "Minuti" diye bir para birimi yoktu. "Minuti" denilen para birimi yüzlerce yıl sonra ortaya çıkmış ve Roma İmparatorluğu'nda değil, İspanya'da kullanılmıştır. Barnaba İncili 'nin yazarı 1. yüzyılda Filistin'de var olmayan bir paradan söz etmekte ve uydurma kitabında para birimi olarak bunu göstermektedir. Alınan tüm tedbirlere rağmen, herhangi bir sahte eser kendini ele verir. Barnaba İncili de bu konuda bir istisna değildir.

4. Barnaba İncili 'nin 121. bölümünde anlatılan mahkeme işlemi ancak yüzyıllar sonra ortaçağda kullanılan usuldedir. Sanık, yargıç tarafından sorguya çekilirken noter onun tanıklığını özetleyip kaydeder. Hz. İsa'nın yaşadığı 1. yüzyılda böyle bir usul yoktu.

5. Barnaba İncili 'nin 152. bölümünde "tahta fıçılar"dan bahsediliyor, ancak 1. yüzyılda şarabı korumak için tahta fıçılar kullanmak hiç bilinmeyen bir şeydi. O dönemde yaşayan insanlar deriden tulumlar kullanırlardı. (Bkz. İncil: Matta 9:17 )

6. Barnaba İncili 'nin anlatım tarzı bile dikkat çeker. 222 bölümden oluşan bu eserin İtalyanca metni, Toskanalı ve Venedikli diatessaronları örnek almıştır. İ.S. 13. ve 14. yüzyıllarda hazırlanan bu diatessaronlar (yani, gerçek İncil 'in dört "müjde kısmı" özetleyip tek cilt haline getiren eserler) İtalya'da çok rağbet gördü. Bu ebatta diatessaronlar ilk defa olarak 13. yüzyılda yazıldığına göre Barnaba İncili de ortaçağda yazılmış olsa gerek, ne diyorsunuz?

Sahte Barnaba sık sık büyük Hıristiyan bilgini Jerom'un İ.S. 4 yüzyılda yaptığı Tevrat , Zebur ve İncil 'in Latince Vulgat çevirisinden aktarmalar yapıyor. (Bkz. bölüm 74 ve Zebur: Mezmur 84:6; bölüm 12 ve Zebur: Mezmur 110:3; bölüm 118 ve Tevrat: Yeremya'nın Mersiyeleri 3:51, bölüm 4 ve İncil: Luka 2:15).

Ayrıca, Barnaba İncili 'nde Dante'nin şiirlerinden (İ.S. 1265-1321) bir sürü aktarmanın bulunması, bu eserin ortaçağda yazıldığına dair başka bir kanıt oluşturur (Bkz. bölüm 60, 78, 106, 135, 217).

 

Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa

Copyright © 2005 isa-mesih.org info@isa-mesih.org